İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin kuruluşundan bu yana University of London ile sürdürdüğü akademik iş birliği 30. yılına ulaştı. Bu yıl 30. yılını kutlayan fakülte, University of London Worldwide’ın Türkiye’deki tek onaylı eğitim merkezi olarak öğrencilerine dünyanın en saygın yükseköğretim kurumlarından birinin eğitim sistemine ve akademik birikimine erişim olanağı sunuyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin kuruluşundan bu yana dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumlarından University of London ile sürdürdüğü akademik ortaklık 30. yılına ulaştı. Bu iş birliği kapsamında, İngiltere’nin köklü yükseköğretim kurumlarından University of London bünyesinde yer alan London School of Economics and Political Science’ın (LSE) akademik desteğiyle yürütülen Üstün Başarı Programları, öğrencileri uluslararası bir eğitim deneyimiyle geleceğe hazırlıyor. Yaklaşık 190 ülkeden 40 bine yakın öğrenciyi buluşturan University of London Worldwide ağının bir parçası olan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Türkiye’deki tek yürütücü kurum olarak uluslararası akademik iş birliklerindeki öncü konumunu sürdürüyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, University of London iş birliği kapsamında Ekonomi ile Ekonomi ve Finans Üstün Başarı Programlarını yürütüyor. Programlarda uygulanan müfredat, University of London yönetiminde ve LSE’nin akademik desteğiyle hazırlanıyor. Öğrenciler eğitimleri boyunca uluslararası standartlarda bir değerlendirme sürecinden geçerken, programı başarıyla tamamlayanlar hem İstanbul Bilgi Üniversitesi hem de University of London diploması almaya hak kazanıyor. Mezunlar ayrıca Londra’da düzenlenen University of London mezuniyet törenine katılarak diplomalarını uluslararası bir akademik ortamda teslim alma deneyimi yaşıyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serda Selin Öztürk, programın kendi akademik kariyerinin de başlangıç noktası olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Ben de bu programın mezunlarından biriyim. Burada aldığım eğitim, akademik yolculuğumun en önemli başlangıç noktalarından biri oldu; sonrasında Amerika Birleşik Devletleri’nde burslu olarak doktora yapma fırsatı buldum ve eğitimimi tamamladıktan sonra kendi üniversiteme dönerek öğretim üyesi olarak çalışmaya başladım. Bugün profesör ve mezunu olduğum fakültenin dekanı olarak bu programın bir öğrencinin hayatında nasıl dönüştürücü bir rol oynayabileceğini kendi deneyimimden biliyorum. Dünyanın ekonomi ve sosyal bilimler alanındaki en saygın kurumlarından biri olan LSE’nin akademik desteğiyle hazırlanan bir programda, henüz lisans düzeyindeyken uluslararası standartlarda bir eğitim almak öğrencilerimiz için çok büyük bir fırsat. BİLGİ açısından da bu iş birliğinin temel motivasyonu hiçbir zaman maddi kazanç olmadı; üniversitemiz bu programı akademik mükemmeliyet anlayışının ve öğrencilerine dünya standartlarında eğitim sunma hedefinin bir parçası olarak sürdürüyor. Otuz yıldır devam eden bu iş birliğinin asıl değeri de yetiştirdiği mezunların akademide, iş dünyasında ve dünyanın farklı yerlerinde ortaya koydukları başarılarla görülüyor.”

